Dermatolojist
Dermatolojiye Dair Ne Varsa

Selülit

Selülit çok basit olarak derinin altında bulunan yağ tabakası ve bu tabakanın iltihabi durumudur. Selülite neden olan yağ dokusu bağ dokusunu ters yöne doğru ittirerek cildi buruş buruş ve inişli çıkışlı gibi göstermektedir. Selülit insan sağlığı açısından zararlı bir şey değildir. Fakat bunun yanında çoğu kişi selülitin kötü görüntüsü yüzünden kurtulmak istemektedir.

Selülit, deri altında düzensiz ve aşırı yağ birikimi ile oluşan, özellikle bacak, kol ve kalça bölgesinde toplanan, görünümüyle portakal ile özdeşleştirilen bölgesel bir dolaşım bozukluğudur.

Selülit obeziteyle karıştırılmamalıdır. Selülit oluşumu, genetik ve hormonal yapı ile yaşam tarzından etkilenir. Dolayısıyla kilosu normal, hatta normalin altında olan bireylerde bile selülit oluşma riski vardır. Erkeklerde görülen selülit oranının kadınlardan düşük olmasının sebebi, erkeklerin östrojen seviyesinin daha az olmasıdır. Östrojen seviyesi yağ birikimini ve selüliti artırdığından, kadınlarda daha fazla görülür.

Selülit olan vücut bölgesinde kan dolaşımı yavaşlamış demektir. Kan dolaşımı yavaşlayan bölgede damardan doku sıvısı sızar. Bu sıvı vücudun savunma mekanizması nedeniyle bağ dokusu ile sarılır. Bağ dokusunun sardığı kaçak sıvı deri altında kesecikler oluşturur. Bu keseciklerin etrafında zamanla yağ dokusunun artmasıyla oluşan düzensiz yerleşim ise vücutta portakal benzeri bir görünüme, yani bölgesel selülite neden olur.

Selülit 3 grupta incelenebilir;

1. Derece; selülit dışarıdan belli olmaz. Ancak parmakla sıkıldığında portakal görünümü oluşur.

2. Derece; dışarıdan hafif bir şekilde görünür ancak fazla belirgin değildir.

3. Derece; selülit görünümü oldukça belirgindir ve bazen ağrı yapabilir.

Selülit oluşumunu etkileyen faktörler; fizyolojik farklılıklar, düzensiz yaşam şekli ve genetik yatkınlık şeklinde sıralanabilir.

Fizyolojik ve hormonal farklılıklar dolaşım bozukluğu, östrojen fazlalığı, sindirim sistemi bozukluklarını kapsarken, düzensiz yaşam şekli karbonhidrat ve yağın aşırı tüketimi, yetersiz su tüketimi, hareketsiz yaşam, stres, dar giysiler, topuklu ayakkabı, alkol ve sigara kullanımını içerir. Genetik yatkınlık olarak, özellikle Akdeniz ülkeleri selülite genetik yatkınlık gösterir. Ayrıca düz tabanlığı olan bireylerde görülme olasılığı da daha yüksektir.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın: